Samet DurgunFotoğrafçı
Dizin
TR

Yumuşak Aktivizm: Sessiz Dönüşümün Sanatı

Günce · Der Greif Artist Blog'dan

İlk yayın: Der Greif, Artist Blog

Yumuşak aktivizmin bir tanımı — şok ya da acil durum yaratmadan fikirleri değiştiren bir savunuculuk — ve Berlin'de kuir mültecileri fotoğraflayan birinin neden beklenen mesafe yerine bunu seçtiği.

Geleneksel olarak aktivist, örgütlü çabalarla siyasi ya da toplumsal değişimi savunan kişi olarak tanımlanır. Ama ben kendimi bu etiketten uzaklaşırken buluyorum. Bir yumuşak aktivist olarak değişimi incelikle aşılamaya çalışıyorum: başkalarını yeni bakış açılarını düşünmeye davet ederek ve büyüsünü perde arkasında gösteren anlatılar örerek.

Kostümlü bir kişi, şamdan biçimli bir başlığın altında bir kanepede oturuyor.
Prince Emrah With Headpiece, 2020. Come Get Your Honey'den.

Yumuşak aktivizmin internette umduğum kadar net bir tanımı yok, o yüzden burada ben tanımlayayım (büyük sorumluluk): Şok, acil durum ya da rahatsızlık yaratmadan, kalpleri ve zihinleri yavaş yavaş etkileyen incelikli bir savunuculuk biçimi. Bu yaklaşım daha az “görünür” olabilir; ama derin kökleri zamanla kalıcı bir dönüşüm getirebilir.

Bir fotoğrafçı olarak, özellikle de insanları betimlemeye odaklanan bir fotoğrafçı olarak, görüntüler aracılığıyla belirli davaları savunmanız yönünde örtük bir beklentiyle sık sık karşılaşırsınız. Zanele Muholi, Nan Goldin ve Wolfgang Tillmans gibi tanınmış fotoğrafçılar, farklı toplulukları kendi merceklerinden yakalayarak davalara etkin biçimde katıldıkları için kutlandılar. Onların işlerini seviyor ve kutluyorum.

Medya, fotoğrafçıların ne yapması ve hangi konuları önemli sayması gerektiğine dair beklentilerimizi çoğu zaman biçimlendirir. Fotoğrafçılardan, iyi tanımlanmış toplulukları “ideal” bir mesafeden göstermeleri beklenir: empati uyandıracak kadar yakın, ama siyasi bir yüzleşme gibi hissettirmeyecek kadar uzak. Aksi halde sanatınız birden siyasi olur ve başka bir kategoriye girer.

Koyu renk bir zeminde bir çift zımbalı bilekli bot.
Tight Heels, 2019. Come Get Your Honey'den.

Martha Rosler söyleşilerinden birinde şöyle diyor: “‘Sanatçı olmayan’ sanat dünyası, dikkatlerini şimdiye yöneltmeyen sanatı tercih eder … Onu, gündelik kaygılardan uzaklaşmalarına yardım eden bir şey olarak görmeyi yeğlerler … Sanatın, insanlara gündelik hayatın koşulları hakkında konuşma yükümlülüğü vardır; bunları aşılmaz hissettirmek için değil, tam tersine, onlara etkin birer yurttaş olduklarını hatırlatmak için.”

Fotoğraf kitabım Come Get Your Honey’de, Berlin’deki kuir mültecilerin kimliğinin çeşitli yönlerinde dolaşıyorum. Bir gündemi saldırganca dayatmadan ya da anında değişim için kalabalıkları harekete geçirmeden, insanların sanatımla kendi hızlarında ilişki kurabilecekleri bir alan yaratıyorum. Çalışmam içe bakışa, ortak insani deneyimlerin keşfine ve nihayetinde bakış açılarının sessiz dönüşümüne davet ediyor.

Karanlık bir odada profilden bir kişi, saçları geriye taranmış, büyük bir halka küpe ve altın zincirler takıyor.
Safe Space, 2019. Come Get Your Honey'den.

Küratör Marianne Ager’ın deyişiyle: “Yumuşak aktivizm, sessizce de olsa, konuşmayı sürdürmekte ısrar eder. İradeli ama hoşgörülüdür. Siper kazmak yerine köprüler kurar.”

← Günce